Siz yazın, gerisini bize bırakın!

Okuma hızıyla ters orantılı bir şekilde ilerleyen yeni çıkan kitap sayısı beni her zaman düşündürmüştür. Birbiriyle buluşmadığı aşikâr gibi duran bu iki uçtan hızla artanı için biraz araştırma yapıldığında karşımıza mazisi çok da eski olmayan yeni bir yayıncılık türü çıkıyor. Geleneksel yayıncılıkla, geleneksel kendi kitabını basma arasında bir yere konuşlanan bu türe “kişisel yayıncılık sistemi” de deniliyor bu işi yapan yayınevleri açısından…

Her ne kadar hemen hemen hepsinde kuşları ürkütmemek için iç rahatlatıcı bölümler, yorumlar filan olsa da gerek maliyetin zaten karşılanıyor olması, gerek basılan kitapların zaten sahibine verilmesi nedeniyle stok sorunu yaşanmaması vs. üzerinden en “kârlı” yayıncılık şekli olduğu da söylenebilir.

Burada tuhaf olan birkaç şey, sadece kitabın değil “yazarın da üretilebilirliği”, herhangi bir kitaba gramer vs. açısından yapılan müdahalenin “eğri” bir kitabı “doğru”ltabileceği, bunun herkesin “elbette hakkı” olduğu gibi yaklaşımlar… Çok profesyonel bir alan gibi görünüyor. Aşırı profesyonelleşen her şeyde olduğu gibi amaca giden her yol mubah… Evet, böyle bir yayıncılık var, hızla çoğalıyor, çoğalacak da… Bu bir yandan okurun tamamen sıfırlanması da demek oluyor, yazmak herkesçe yapılabilecek bir şeymiş de asıl sorun sanki yayıncı bulamamakmış anlamına da geliyor…  Siteleri karıştırın ilgi çekici epey şey var… Çıkan sonuç, gerekirse “Hepimiz yazarız”…

Birkaç örnek… (bazılarının tam da sitelerinde bahsettikleri gibi “editöryel müdahale”ye ihtiyacı var ama belli ki editörler pek meşgul)

Siz yazın, gerisini bize bırakın!

“Yayıncılık dünyasının içerisinde yetişmiş son derece profesyonel ekibiyle Türkiye’nin en iyi yayınevlerinin çıkarttığı kitaplarla aynı ölçülerde kitaplar hazırlayarak, milyarca Türk Lirası’nın döndüğü bir sektör olan yayıncılık dünyasına yeni yazar adaylarının çok daha kolay bir biçimde giriş yapabilmesi konusunda öncülük eder.”

  • www.ikinciadamyayinlari.com.tr
  • Okul hayatınızda boyunca bir sürü kompozisyon, şiir, hikaye yazdınız. Ve hâlâ yazmaya devam ediyorsunuz. Yazdıklarınız tozlu raflarda kaderine terkedilmiş ve bir kitabınız bile yok mu?

    Sizin hâlâ bir kitabınız basılmadı mı?
    Yazdıklarınızı kendinize saklamayın!
    Tüm Türkiye okusun!

  • areskitap.com
  • “Şairlere yeni bir yayınlanma kapısı! Cinius Poetikus Yayın Paketi sayesinde şiir kitapları çok özel bir baskı ve çok düşük bir ücretle, 20 gün içerisinde yayınlanıyor ve satışa çıkıyor. Ayrıntılı bilgi için bizimle bağlantı kurun!.”

  • ciniusyayinlari.com/
  • Bir de şu var aynı siteden bir bölüm “Kişisel Yayıncılığın Kısa Tarihi” başlığı sizi bu sayfaya itiyor:

    “Örneğin Tolstoy’un büyük romanı Savaş ve Barış için 4500 ruble (yklş. 15.000 TL) kendi cebinden ödediğini biliyor muydunuz? Hem de artık adı biliniyor iken.”

    Geriye de şu kalıyor galiba: un var, yağ var, şeker var… e ne duruyorsun kitap yapsana!

    Reklamlar

    Siz yazın, gerisini bize bırakın!” için bir yorum

    1. sanıyorum son 10 yılda özellikle -her şeyin değişiyor gibi göründüğü yıllar- bu olgu hayatımıza girmeye başladı. “-mış gibi yapma” türüne girse de, kitap yayınlama isteği enflasyonu karşısında piyasanın ürettiği bir çözüm bu, şaşılacak iş yok. insanlar “aman çamurdan da olsa, kitabımı yayınlatacağım, görürsün sen ibiş!” diye düşünüğü ve talep ettiği sürece elbette sistem bunun karşısında çözümler yaratacaktır. “kendi yayını” türü bir şey değil artık bu, gidip tanıdık bir grafikerden dizgi/tasarım alıp, matbaadan kitabını kendi paranla bastırdığın. sistem düşüncelerinin ve şiirlerinin “şu kadar para verirsen bir şeye benzeyebileceği” konusunda seni ikna edebiliyor. ilgili yayınevleri konusunda şikayet edecek değilim, çünkü bu böyle olmadığında “daha iyi” olacağına ya da olduğuna dair bir delil yok elimde. ve gördüğümüz kadarı ile şairler, hiç de ait olmadıkları bu sisteme, kuruş para harcamadan girip, okumayı, tanıtılmayı, izlenmeyi bekliyorlar, o garip!

      ayrıca özellikle bu sistemden şiir kitabı yayınlayan ve “çok satan” kategorisine demir atmış gibi görünen arkadaşlara seslenmek istiyorum. kitabınız çok satanlar arasında zirvelere bile oynayabilir, doğrudur, fakat sizi benim için okunamaz kılan şey sanıyorum çerçevenin bu düzeyde kalması için “üstüne para verme tuhaflığını” göstermeniz.

      dağıtım sorununu çözen bir yayınevinin piyasaya neler sürebileceğini de görüyoruz. ve piyasanın kitap ile kurduğu ilişkinin ne kadar yüzeysel ve tek gecelik olduğunu da..

    Bir Cevap Yazın

    Please log in using one of these methods to post your comment:

    WordPress.com Logosu

    WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Twitter resmi

    Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Facebook fotoğrafı

    Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Google+ fotoğrafı

    Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Connecting to %s